11 Aralık 2012 Salı

Şah & Sultan (Vol 2)




Ey kader!
Canımı sevgili uğruna feda edesiye kadar işimi rast getir.
Ey kaza!
Ya sen, daha ne zamana kadar işimi bozacaksın ?!.
~
Sevenin tavırlarını değiştirmesi elbette sevgideki değişikliğe bağlı olur. Nitekim bazı aşıklar başlangıçta aşkı inkar ederken sonradan ona ısınırlar ve sahiplenirler. Sevgi bazen artar, seven bunu görmezden gelir; bazen de eksilir, seven yine bilmezlenir.
~
Aşk eğer günah olsaydı Allah cenneti boşu boşuna yaratmış olmaz mıydı?
~
Bilip bilmezlenmek, görüp görmezden gelmek, işitmek ama duymamış gibi davranmak sevgi olabilir miydi? İnsanların birbirleri için reva görmediği tavırlar sevgi işinde meşru kabul edilebilir miydi? Eğer öyle ise sevgiye zara erişir, masumiyeti gider miydi?
Bir şeyin haddi aşınca zıddına dönüştüğünü biliyordum.
Mesela gözyaşı ve ağlama haddi aşarsa insan gülmeye başlar veya çok gülen insanın tavrı tersine dönüp gözünden yine yaş gelirdi. Bütün sevinçler sonunda kedere, bütün kederler sonunda neşeye, bütün konuşmalar da sonunda sukuta varırdı.
Tıpkı bunun gibi doğruluktan ve dürüstlükten güç alan, özünde doğruluk olan sevgi acaba haddi aşınca eğriliyor, sevene dürüstlükten taviz mi verdiriyordu?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder