26 Aralık 2012 Çarşamba

Bok gibi hayat.

Şarkısı : Slow


Tam her şeyi yoluna koydum derken illaki bir şeyler ters gidiyor. Hayat da böyle bir illet işte. Hiçbir şey planladığın, istediğin gibi olmuyor.
2012’nin bitmesine bir haftadan daha az bir süre kaldı ve hayat bombalarını şimdi üstüme fırlatmaya başladı.
2012’nin en iğrenç dönemini geçiriyorum şu sıralar.
Belki de YGS stresinden dolayı her şeye karamsar yaklaşmaya başlamışımdır.
Bilmiyorum. Huzursuzum.
YGS’ye 90 gün falan kaldı ve ben acayip bir şekilde inekliyorum. Uykusuz kalıyorum. Okula geç kalıyorum, staja gitmek istemiyorum, dersaneye annemim zoruyla gidiyorum. Bok gibi bir hayat yaşıyorum.
Stajdakiler cinnet geçirmek isteyenlere birebir zaten. Bana garezleri var kesinlikle. İnsanı bir dakika boş bırakmazlar mı yaa? Adamına göre muamele yapıyorlar. Benim yerime karalar alıyorlar. Salak salak işler işte.
Dersane bütün haftanın yorgunluğunun üstüne tuz biber oluyor zaten. Ama bu aralar o kadar kaytarmıyorum.
Bu aralar tek iyi giden şey okul galiba. Okulu bu yıl daha çok seviyorum. Niye ki? Belki ayrılık korkusu var az biraz. Hani sevdiğin birini uğurlarken her zamankinden daha sıkı sarılırsın ya, onun gibi işte.
Okul..Severim ben okulu ya. Fatma var hem.
Bir hafta boyunca hem staja hem okula hem dersaneye tam gitmişliğim olmadı. Bugün de stajdan kaytarma günü. Rutin yalanlardan ‘hastayım’. Evet hastayım. Hasta olmasam da yorgunum.
Beynim yorgun, ruhum yorgun.
Şu üniversiteyi bir kazansam..Her gün staja gelip giderken CBÜ’nin önünden geçiyorum. O kadar özeniyorum ki. Orayı gördükçe daha fazla hırslanıyorum blog.
Bok gibi hayat diyorum ama güzel yanları da var be.
Kitaplarım var, sevdiğim şarkılar var, patlıcan (balığım) var,yastığım var, blogum var. Her şeyden önce mesaj hakkı olmasa da Fatma var be blog.
Şimdi diyeceksiniz ki ‘ee bende de var bu gibi sorunlar’. Öyle ama herkesin derdi kendine. Herkes kendi yaşadığını bilir.
Neyse.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder