24 Mayıs 2012 Perşembe

Rainy mood ♥


Bugün böyle ^.^

BAŞKA BİR KIŞ






Duymadığım melodi,bilmediğim şarkı sözü kalmadı.
Bakakaldık sadece ardında.
Şarkılar bile eskidi.
Sen hala gelmedin.
Bir şeyler eksildi kalbimin orta yerinden.
Üşüdüm,kışın ortasında kalmış gibi.
Sığınacak hiçbir yerim yoktu.
Onca zamandır en soğuk kışımı geçirmiştim.
Hiçbir şey değişmedi.
Ama sen hala yoksun,hala gelmedin.
Bütün yollar sana çıkıyordu.
Fakat yolun sonundaki kapı hep kilitliydi.Hiç açılmadı.
Ne başka yol bulabildim,ne de kapının anahtarını.
Ulaşılmazsın.Zorsun.
Kalbe zarar bu kadarı.
Fazla yoruyorsun insanı.
Saçmalıyorum.
Yine,yine,yine…
Bakma şimdiki halime,eskiden böyle değildim.
Yaşarken ölü gibi hissetmek,hep aynı şeyi düşünmek nedir bilmezdim.
Aşk nedir bilmezdim.
Böyle değildim.
Beni sen değiştirdin,sen bu hale getirdin.
Sence yeniden aşk ne demek unutabilir miyim?
Ya da aşkı senden başkasında bulabilir miyim?
Bir başka kışta aynı şarkının nakaratında buluşmak dileğiyle.
Mutlu günlerim seninle olmadı.
Artık mutluluklarım da senin olsun.


KELEBEK AŞKI




“Senden sonra beni bir tek geceler anladı” diyor ya şarkıda.Ben o kadar şanslı değildim.
Kimse anlamadı beni,kimseye anlatamadım seni.
Seni ne çok sevdiğimi,beni ne hale getirdiğini.
Anlatamazdım da.Denedim ama yetmedi kelimeler,anlamsız kaldı şarkılar,şairler utandı şiirlerinden,yüzü kızardı Mecnun’un…
Anlatamadım.Sen bile anlamadın.
Ya da öyle işine geldi.En iyisi anlamamaktı.Anlasan da anlamamazlıktan gelmekti.
Dilim tutuldu,gözlerim kurudu,kalbim kan ağladı.
Kelebek aşkı değilmiş meğer benimkisi.Senin aşklarına benzemiyormuş.Çok zormuş.Bitmiyormuş.
Hıçkırıklarımı bir tek ben duydum.Her gece ayrı melodiler yankılandı odamın duvarlarında.
Güneş doğdu,battı.Ağaçlar kurudu,çiçek açtı,yine kurudu,yine çiçek açtı.N’olur artık bekleme ağaçların tekrar kurumasını..
Belki bir erkeğin yapması gerekenleri yaparak sevdim ben seni,utanmazca.
Bugün tekrar baktım takvime.Asır gibi gelen o günlerin geçtiği takvime…
Bir buçuk yıl olmuş.Tam bir buçuk yıl.
Seni sevmem ne kadar da kolaymış.Keşke vazgeçeilmekte bu kadar kolay olsa.Baksana zaten; sen hiç “merhaba” diye şarkı duydun mu? Herkes “hoşçakal”larda şikayetçi.
Bak şimdi seni bilmeyen yok.
Ne kadar mı sevmişim?
O kadar çok sevmişim işte.
Kelimelerin ötesinde,kalemimin yazamadığı,kalbimin başkalarına kapalı olduğu diyarlarda sevmişim ben seni.
Leyla’dan daha aşık,
Çoktan da çok.
Diyorum ya sana;
Kelebek aşkı değildi benimkisi!!


"AŞK HEP VARDI"





Saat 09.30 suları.Kitapçıdayım.Gelişigüzel göz gezdiriyorum yüzlerce kitabın arasında.Gözüme takılıyor bir tanesi.Diğer kitapların altına sıkışmış çok kalın olmayan bir kitap. 
“Aşk Hep Vardı”. Arkasındaki yazıyı inceliyorum.Yıllar sonra yolları kesişen iki aşığın anlatıldığını söylüyor arka kapak bana.
Yıllar sonra  karşılaşmak .. Nasıl bir duygudur acaba?
Ne hisseder ki insan.Pişmanlık olabilir mi? Yada hatırladığında güler miydin yaşadıklarına?
Yoksa hep bekler miydi onu,gerçekten aşk mıydı kalbinde hissettiği?
Kim ne hisseder bilemiyorum ama herkes “Geri dönüşü olabilir mi acaba?” diye aklının köşesinden geçirir büyük ihtimalle.
Kitapta ki aşk hep var mıdır ki?
Kim bilir,belki de herkesin baş tacı,cici bir histen ibaret değildir aşk.
Sonuç olarak alamadım o kitabı.Cesaret edemedim.Korktum.
Aşkın,o kitap gibi diğer koşuşturmaların arasında sıkışmış olmaktan kurtarabileceğim düşüncesinden,onu gün yüzüne çıkaracağım için içimi ürküntülü,sıkıntılı,naif bir telaş kapladı belki de.


BİLİYORSUN





Hep vazgeçmişsin gibi gelir.Ama bir noktadan sonra tahammül edemezsin aklında sürekli aynı düşüncelerin dolaşıp durmasına.Hayatın koşuşturması girer kalbinle aklın arasına.
Unutursun zamanla.Geçer bütün acılar.Diner gözyaşların.
Düşüncelerinde terk eder seni bir gün birdenbire.
Alışırsın,her ne kadar geçmişe dönük yaşasanda.Anıların kokusu gelir burnuna keskin keskin.Arada gözünün önüne gelir.Görmezden,duymazdan,düşünmezden gelirsin çoğu zaman.Bir kaçış gibi görünür gözüne.
Zamanla aklından da silinir silueti.Kalbin hatırlar zaman zaman.
Susturusun kalbini;yalanlarınla,kaçışlarınla kandırırsın kendini.
Şarkı dinlemekten,film izlemekten korkarsın.Gözlerini dalıp gitmekten alıkoyarsın.
Aklın burada olsa bile,kalbin geçmişte onunla birlikte yaşamaya devam eder.
Ağlamaktan çekinmezsin artık.Tutmazsın gözyaşlarını.
Canın ne yapmak istiyorsa yaparsın,duyguların kontrol eder seni.
Büyük hatalar yapmana sebep olan mantığınla küssündür yıllardır çünkü.
Öğrendin de artık.
Hayat mantığınla hareket edecek kadar uzun değil.
Hayat mantığınla hareket edecek kadar ciddi davranmıyor sana.
Ve aşkını kaybetmene neden olacak kadar acımasız davranabiliyor bazen de.
Artık biliyorsun.


ÖZLEDİM




Bugünlerde bir şeyler oldu.Nutkum tutuldu sanki.Beynimdeki düşüncelerin,kalbimdeki duyguların o kadat yoğun olmasına karşın yazamıyorum hiçbir şey birkaç anlamlı cümle haricinde.Korkuyorum bu durumdan.Bunun geçici olmamasından.Niye böyle olur ki insan?
Yazamayınca düşünüyorum.Bu kadar duyguyu yazıya dökememek yorgun düşürüyor beni.Her şey anlamını yitiriyor.Nerede o,film izlerken aklına bir şeyler geldiğinde yazmak için filmi  yarıda bırakıp içindeki seslere kulak veren Esra.
Eski beni özledim.
Eskiyi özledim.


KORKMA




Üzüldüğünde gülmeyi,mutlu olduğunda ağlamayı dene.
Bir şeyleri düzeltmek için zorlama kendini.
Kaderin neyse onu yaşa.
Kahkahalarını eksik etme sevdiklerinden.
Eğer hayattaysan,bu dünyaya gönderilmişsen bir nedeni,bir anlamı olmalı.
Hayatını anlamlı kılan şeyleri asla kaybetme.Sakın seni bırakmaklarına izin verme.
Korkma hiçbir şeyden.
Sevmekten korkma mesela.
İllaki korkacaksan bir şeylerden;nefret etmekten kork,hiç kimseyi sevememekten kork.
Ölümden değil,geride bırakacağın sevdiklerin olmamasından kork.
Kaybetmekten değil,kazandıklarını geride bırakmaktan kork.
Unutulmaktan değil,mutlu olduğun anları unutmaktan kork.
Aşık olmaktan değil,aşksız kalmaktan kork.


AYNADAKİ BEN




Biri var karşımda.Yorgun,yaşlı gözlerle bakıyor bana.Gözünde birkaç damla gözyaşı olmasına rağmen kıpkırmızı gözleri,burnu ve yüzüne yapışmış kirpiklerden belli çoktandır ağladığı.Yorulmuş hayattan.Çırpınıp durmaktan.Uğraşmasına rağmen hiçbir şey olamamaktan.Korkmuş insanlardan.En yakın arkadaşlarına,eski dostlarına,bir çırpıda  her şeye sahip olanlara,aşık olduğu insana,halinden anlamayanlara kızgın anlaşılan.Ya da kırgın.
Hıçkırmaktan dili tutulmuş,susuzluktan dudakları kurumuş öylece bakıyor bana.Ne yemek yemek geliyor içinden,ne uyumak,ne konuşmak…Varsa yoksa ağlamak.
Arada bir burnunu çekiyor,gelişigüzel dağınıkça toplanmış saçlarını düzeltiyor.
Artık böyle yaşamayı o da istemiyor.Kendini toparlıyor bedenen olmasa da zihnen.Düşüncelerini gözden geçiriyor.Daha iyi görünmeye çalışıyor omuzlarını dikleştirerek.Derince bir nefes alıyor.Her şeye yeniden başlamak istercesine…


KALP




Ağlamak.Zor günlerin vazgeçilmezi.Bugün de zor bir gün.Benim için,başkaları için ya da senin için.Ama üzülme.Ağlamak zarar vermez insana.Ne için ağladığın yıkar seni,bitirir ömrünü.Her dakikanı yaşanılmaz yapar.
Aynaya dönüp baktığında acılarını,üzgünlüklerini,kırgınlıkları,terk etmeleri görürsün,okursun yüzünden.Onlardır seni yaşlandıran,yiyip bitiren.
Ya mutlulukların,sevinçlerin,hoş geldinlerin…Yormaz bunlar seni.Çünkü hayatının daha büyük bir dilimini kaplar.Yaşamayı,hayatı kolaylaştıran onlardır.
Dışarıdan pekala mutlu görünebilirsin,ya kalbin?Orası da mutlu mu? Kalbindekileri rahat ettirebiliyor musun?Bir düşün.
Mutluymuş gibi görünmekten de vazgeç.Gerekirse üzül ama mutlu görünme.
Ve üzgün görünsende,kalbini iyileştirmeye bak her zaman.
Ağlasan bile mutluluktan ağla.
Kalbin sıkışsa bile yaşadığın güzellikler sebep olsun buna.
Ne olursa olsun kalbini boş bırakma.
Boş kalmış kalmış kalp,hayata doyamayan ruhlar gibidir.
Sen ruhunu değil,kalbini doyur.


19 Mayıs 2012 Cumartesi





Sonra, Jaejun gerçek bir postacı oldu.Bende çizerlik yapmaya başladım.Tasarladığım posta kartlarını gönderecek birileri olsa,ne güzel olurdu diye düşünüyorum.Jaejun'la bazen posta kutusundaki mektupları okumak istediği için kavga ediyoruz.
Bu şekilde hikâyemiz sona erdi.
Eğer,eğer tanımadığınız biri bir gün gelip "Daha önce tanıştık mı?" diye sorarsa ya da "Sen benim bitmeyen düşlerimin baş kahramanısın.." derse bu sadece basit bir oyun olmayabilir.
O adam sizin kaderiniz olabilir.


-Heaven's Postman-



12 Mayıs 2012 Cumartesi

Aşk...
Love is...



...biraz sakinleşmeye ihtiyaç duyduğunu bilmektir.
...knowing when be needs a little space.







2 Mayıs 2012 Çarşamba

DAİSY





Hayal ettiğim aşk bana o kadar yakın ki.
Ama tek yapabileceğim…
Seni kelimeler olmaksızın izlemek.
Bu yabani şehirde her gün aşkı çizerek yaşadım.
Gelmeni bekleyerek ve umarak papatyaları izledim.
Sonunda senin farkına vardım.. ama artık çok geç.
Ama belki de birbirimiz için yaratılmadık.
Bu aşkın uçup gitmesini hiç istemedim.
Ama üzgünüm, gitmek zorundayım sen hala burada nefes alırken.




- Daisy -